Bilgenin Zeka Küpü Karısı hikayesi… Kısa hikayeler, çocuk hikayeleri, en güzel hikayeler… Sizler için Edebiyat Çocuk ekibi olarak Kafa Açan Öyküler kitabında en çok beğenilen hikayelerden olan Bilgenin Zeka Küpü Karısı hikayesini derledik.
Bilgenin Zeka Küpü Karısı
Bir gün yaşlı bir adamın hayvanları çalınmış. Tek geçimi buymuş yaşlı adamın. Kimseden yardım göremeyince krala kadar gitmeye karar vermiş. En sonunda kralın huzuruna çıkmayı başarmış. Kral’a:
“Kralım! Lütfen bana yardım edin! Komşum hayvanlarımı çaldı.” diye yalvarmış. Kral adamı dikkatle dinlemiş ve sormuş:
“Şimdi sen neyden şikâyetçisin ?” Yaşlı adam:
“Kralım, komşum koyunlarımı çaldı. O koyunlar benim tek geçim kaynağım.” Kral adamın komşusunu huzuruna getirtmiş ve sormuş:
“Komşun koyunlarını senin çaldığını söylüyor. Sen ne diyorsun?”
“Kralım ben ne olduğunu, neden bahsedildiğini anlamadım. Benim bir sürü koyunum var; ama hepsi de bana ait.” Komşu suçlamayı reddedince Kral bir bilgeyi bu olayı çözmesi için çağırtmış. Bu tür davalarda çok usta olan bilge, iki adamı da karşısına alıp:
“Size bir sınav yapacağım. Sınavı kim geçerse koyunlar onun demektir. ” demiş ve soruya geçmiş:
“Dünyanın en hızlı şeyi nedir?” Cevap gelmeyince de:
“Şimdi evinize gidin ve cevabı buluncaya kadar sakın yanıma gelmeyin!” demiş. Adamlar kabullenerek ayrılmışlar. Bir taraftan da soruyu nasıl cevaplayacaklarını kara kara düşünüyorlarmış.
Yaşlı adam evine gitmiş ve olanları kızına anlatmış. Yaşlı adamın kızı hem çok güzel hem de çok akıllıymış. Bilgenin sorusunu duyunca kızı hiç düşünmeden babasına cevabı söylemiş ve bu cevabın hem kralı hem de bilgeyi memnun edeceğinden çok eminmiş. Ertesi sabah, yaşlı adam hemen bilgenin yanına gitmiş. Bilge bu kadar erken gelmesine şaşırarak sormuş:
“Yoksa cevabı buldun mu?” Yaşlı adam:
“Evet, zor değildi” demiş. Bilge:
“Peki, söyle o zaman. Dünyanın en hızlı şeyi nedir?”
“Zaman!” demiş yaşlı adam. “Dünyanın en hızlı şeyi zamandır. Hep çok hızlı geçer. Arzu ettiğimiz şeylerin hepsini yapacak kadar zamanımız hiçbir zaman olmaz.”
Bilge cevabı bulmasına ve cevabı bu kadar güzel ifade etmesine şaşırmış. Yaşlı adamın kendi kendine bu cevabı veremeyeceğini düşünerek:
“Sana kim yardım etti? Cevabı sana kim söyledi?” diye sormuş yaşlı adama.
“Bu benim cevabım. Kendim buldum.” diye yalan söylemiş yaşlı adam.
“Eğer doğru söylemiyorsan, seni cezalandırırım ona göre.” diye eklemiş bilge. Cezadan korkan yaşlı adam başlamış anlatmaya:
“Bu cevabı kızım söyledi. O çok akıllıdır.”
“Gerçekten de çok akıllı bir kız olmalı.” demiş bilge. “Onunla tanışmak isterim.”
Bilgenin bu sözü üzerine yaşlı adam kızını da yanına alarak Bilgeyi ziyaret etmiş. Bilge kızı görür görmez daha önce aklına hayran olduğu kızın güzelliği karşısında da büyülenmiş.
Bilge, yaşlı adamın kızına: “Sen gerçekten çok akıllı ve çok güzel bir kızsın. Benim eşim olmayı kabul edersen, beni şereflendirirsin. Benimle evlenir misin?” demiş.
“O şeref bana aittir.” diye gülümsemiş yaşlı adamın kızı.
Bilge çok mutlu olmuş, durumu Kral’a da bildirip onayını almış; ama bir yandan da bu kadar akıllı bir eşi olacağı için endişeliymiş. Zira karışık davaları çözmek onun uzmanlık alanıymış ve kendisine karışılmasını sevmiyor, anlaşmaları çözme şerefini kimseyle paylaşmak istemiyormuş. Buna karısı da dâhilmiş. Bu endişeyi gidermek için evlenince karısına:
“Evimdeki her şey senindir. Senden tek bir ricam var. Bana çözmem için getirilen meselelere asla karışmayacak, görüşünü söylemeyeceksin. Bunu ilk ve son kez söylüyorum. Bu kuralı bozacak olursan, evliliğimiz sona erer.” demiş.
Bilgenin hanımı bu şartı gülümseyerek kabul etmiş. Uzun bir süre de mutluca yaşamışlar. Bilgeye gelen davalara, anlaşmazlıklara hiç müdahale etmemiş karısı. Genelinde de eşinin verdiği kararları hep doğru bulmuş.
Fakat bir gün bilge bir anlaşmazlığı çözmek için tıpkı kızın babasına sorduğu gibi bir bilmeceyi yine bir koyunla ilgili karşı karşıya gelen iki gence sormuş. Bilgenin karısı koyunun gerçek sahibine yardım etme isteğine bir türlü engel olamamış. Babası da zamanında aynı üzücü durumu yaşamış olduğundan çok etkilenmiş. Dayanamayıp gence bilgenin ne sorduğunu sormuş. Genç:
“Bilge bizden imkânsız bir şey istedi. Her birimize bir yumurta verdi ve yarın sabaha kadar kim yumurtadan bir civciv çıkmasını sağlarsa koyunu ona vereceğini söyledi.” demiş. Bilgenin karısı gence:
“Sen de bilgeye birkaç pirinç tanesi götür ve ona pirinçleri bugün ekmesini; çünkü yarın sabah yumurtadan çıkacak tavuğu beslemen gerektiğini söyle. O, bir günde pirinç yetiştirmenin yumurtadan tavuk çıkarmak kadar imkânsız bir şey olduğunu anlayacaktır.” demiş. Genç, tam da söyleneni yapmış yapmasına ama Bilge etkileneceği yerde kızmış:
“Kim söyledi bunu sana? Bu cevap senin gibi toy bir genç için fazla akıllıca. Söyle bana, sana kim yardım etti?” demiş.
“Kimse! Kimse yardım etmedi bana…” diye kekelemiş genç korkudan.
Bilge; “Yalan söylüyorsan seni cezalandırırım!” deyince genç korkudan olanı biteni Bilgeye anlatmış.
“Eşiniz sizin bu cevaptan hoşlanacağınızı söyledi.” demiş. Karısının, evliliklerinin bitmesi ihtimaline karşı bile koyduğu tek kuralı bozmasına büyük bir hayal kırıklığı ve öfke ile şöyle demiş:
“Senin için bir tek kural koymuştum ve sen onu ihlal ettin. Artık babanın evine gidebilirsin.”
“Gitmeden önce, sana son bir yemek hazırlayabilir miyim? Sonra eşyalarımı toplayıp giderim!” demiş karısı da.
“Tamam; ama bu gece burada kalma. Ne istiyorsan al ve git!” demiş Bilge.
Karısı bilgenin en sevdiği yemeği hazırlamış, içine de kısa sürede uyutan bir ilaç atmış. Bilge yemeğini bile bitiremeden uykuya dalmış. Bilgenin karısı sonra ailesini de yardıma çağırmış ve bilgeyi babasının evine götürmüşler. Bilge sabaha kadar uyumuş. Gün aydınlandığında uyanmış ve bağırmış:
“Benim burada ne işim var?” Karısı odaya girmiş ve gülümseyerek:
“Sen evden ne istersem alabileceğimi söylemiştin. Ben de en çok istediğim tek şeyi aldım; seni!”
“Sen gerçekten çok akıllı bir kadınsın!” diye gülümsemiş Bilge ve şu cevabı vermiş: “Şimdi de ben en çok istediğim şeyi bu evden alarak evime götürmek istiyorum. Benimle birlikte evimize gelir misin? Ancak çok aptal birisi senden vazgeçebilir!”